1950’Lİ YILLAR

1956 Geçilmez Armada

1950’li yıllar denince o günleri hatırlayan Galatasaraylıların aklına ilk olarak Hasnun Galip sokağındaki kulüp lokalimizde çıkan yangın gelir. 22 Temmuz 1950 Cuma günü çıkan yangınla kulüp binasındaki mobilyalar ve birçok değerli anı malzemesi harap olmuştu. Suphi Batur ve Ali Sami Yen beylerin çalışmaları ve bütün personelle birlikte sporcuların da gayretleri ile kısa sürede tamir edilen ve boyanan bina tekrar hizmete girmişti.

18 Haziran 1951 tarih ve 14 sayılı Galatasaray mecmuasının 7.ci sayfasında Ali Sami Yen yakın geçmişi şöyle anlatır:

“Deniz sporlarının ikinci devresi 1915’de Donanma cemiyetinin Türk sporunu denizde de ileri götürmek kararını vermesiyle başlar.

Bu karar neticesinde Galatasaray‘a İNCİ ismini verdiğimiz kotra ile bir kaç futa verilmiştir. Bu tekneler kulübün malı olmayıp teftişe tabi idi. Nitekim bunları 1919 da mütarekeden sonra iade etmek zorunda kaldı.

Fakat muhakkak ki aldığımızdan daha yeni bir halde iade ettik. Bu bakım ve iyi muhafaza dolayısı ile Donanma cemiyetinin ve Komodorluğun tebriklerini kazanmak bizim için büyük bir sevinç olmuştu.

1915 de Galatasaray‘ın ilk denizcilik lokalini Fenerbahçe’de, şimdiki Kalamış kulübünün bulunduğu yerde kurmuştuk. Denizcilik müzesine de orada başladık.

Deniz sporları inkişafımızın bu ikinci devresinin hususiyeti büyük bir yardımla yaşayabilmemiz ve kullandığımız teknelerin sahibi olamamamızdır.

1919 dan 1925 e kadar, Mütareke ve Milli Mücadele senelerinde, deniz sporumuz tamamen söndü.

Galatasaray’da bu ihtiyacı ikinci defa olmak üzere karşılayan ve 1 Ocak 1925’te arkadaşlarını toplayarak Bebek iskelesinin üst tarafında Galatasaray‘a yeni bir denizcilik lokali temin eden Kamil Ethem arkadaşımız olmuştur.

Kamil Ethem’in bu teşebbüsü deniz sporlarındaki inkişafımızın üçüncü ve son merhalesini teşkil eder. O tarihten sonra lokal ve vesaitimizin sahibi olarak normal bir sportif deniz hayatı yaşamaya başladık.

Galatasaray Denizcilik şubesi kuruluşundan beri 789 kürek yarışına girmiş ve 473 birincilik kazanmıştır.

Kürekçilerimiz arasında hanımlarımız çok seçkin bir mevki tuttukları için onların istatistiklerini zikretmeyi yerinde buluyorum.

Galatasaraylı kürekçi hanımlarımızın girdikleri 148 müsabakadan 113 ünü birincilikle, 23 ünü ikincilikle bitirerek rekor denecek derecede güzel bir muvaffakiyete eriştiklerini müşahede etmekteyiz.

Kürek müsabakalarında kulübümüz 16 defa şampiyon olmuştur.

Yüzmede 753 müsabakaya girip, 269 unu birincilikle, 345 ini ikincilikle bitirdik. 4 defa şampiyon olduk.”

16 Haziran 1951’de Bebek Lokali açıldı. 23 Temmuz 1951 tarihinde yüzme şubesinin başına Abbas Sakarya getirildi. Denizcilik şube kaptanı Adnan Akıska idi. Bundan kısa bir süre sonra 29 Temmuz 1951’de Ali Sami Yen vefat etti.

1951 Bebekteki lokalin açılışısoldan sağa Şevket Davran, Nazlı Yar, Akgün Ustalar, İhsan İpekçi, Adnan Akıska, Emin Gezgöç, Hüsnü Bilgin

Resim: Tanınabilen kişiler:  soldan sağa: Şevket Davran – Nazlı Yar -Akgün Ustalar – İhsan İpekçi – Adnan Akıska – Emin Gezgöç – Hüsnü Bilgin

1951 yılında Kürekçilerimiz :

Petro Fenoryadis – İbrahim Uyar – Ahmet Yavaşoğlu – Hayri Karabulut – Sadi Karabulut – Nihat Sohtorik – Semih Harmankaya – Nejat Harmankaya – Halil İbrahim Erdöl (aynı zamanda marangozdu) – Orhan Akı – Ali Şermet.

Serdümen: Reşat Akant.

Bayan Kürekçiler :

Lale Oraloğlu – Evin Saraçoğlu – Altan Karındaş – Berin Tuç – Necla Evren – Vedat Esin – Esin Bilengil – Ayşe Vafi – Belma Öroğlu – Sevim Cön – Üner Teoman – Mesude Dinç –  Özçicek Atauz – Semra.          

1 Aralık 1951 tarihinde Hasan Kerem’in Kürek şubesi kaptanlığına getirildiği Kulüp ve Denizcilik Şubesi 2. Başkanı Osman Dardağan imzalı bir duyuru ile açıklandı.

O yıllarda kış antrenmanı yapılmadığı için sezon başında bütün kürekçilere mektupla sezonun açıldığı gün bildirilirdi. Bunlardan birinde de Şube Kaptanı Ahmet Yavaşoğlu’nun mektubu aşağıdaki gibiydi:

                                                                                                            15.4.1952

Kürekçi arkadaşlara

Lokalimiz yazlık Kürek faaliyetine 20.4.1952 Pazar günü başlayacağından bütün kürekçi arkadaşların belli olan gün, saat 10.-da spor levazımları ile birlikte lokalde bulunmaları rica olunur.

                                                                                                              Kürek Kaptanı

                                                                                                            Ahmet Yavaşoğlu

Şube içinde oluşan rahatsızlıklar sonunda da aşağıdaki yazı ile Ahmet Yavaşoğlu’nun görevi Sati İpek’e verilmişti.

                                                                20.5.1952

Kürekçilere

Bu güne kadar Kürek şubesi kaptanlığı vazifesini ifa etmekte olan Kıdemli Kürekçilerimizden Ahmet Yavaş işlerinin çokluğu dolayısı ile bu işle fazla meşgul olamadığından kendisi bu vazifeden affedilmiş ve Kürek Kaptanlığına eski kıdemli arkadaşlarımızdan SATİ İPEK

tayin edilmiştir.

Bilgi edinilmesini rica ederim.

Galatasaray spor Kulübü Denizcilik Şubesi Baş Kaptanı Ali Enünlü                                                                                                                                                                                                                           BaşKaptaını

                                                                                                               

1952 yılında kulüp lokalinde aşağıdaki anons yapıldı:

“Kürekçilere

Kulübümüzün 7 Haziran Cumartesi günü Açılış Merasiminden sonra kürek müsabakaları yapılacaktır. Aşağıda isimleri yazılı arkadaşların, antrenman günleri eşlerini bularak ekip halinde kürek çekmelerini rica ederim.

Tek çifte yarışına girecek arkadaşlar

Kıdemliler: Petro, İbrahim, Sadi, Füreyt.

Kıdemsizler: Erdem Talu, Rauf, Hasan, Necmi, Özer.

İki Çifte yarışına girecek arkadaşlar :

Kıdemliler: Ali, Semih, Ahmet Yavaş,

Kıdemsizler: Erdoğan Tanbay – Ahmet, Rauf – Güner, Mesut Canayakın – Oktay Babacan.

Dört Tek yarışına girecek arkadaşlar

Kıdemliler: Ali – Nejat – Sadi – Semih, Nihat – Orhan.

Kıdemsizler: Utku – Hulki – Saltık – Turan – Ulvi – Güner,  Erdem – Haldun – Necati – Sevinç Melen.

Antrenman günleri: Salı ve Perşembe, Saat 18’den sonra, Cumartesi günleri Saat 15 de

Pazar Günleri 10’ da.

Sati İpek”

Kayıkhanedeki tekne sayısının yetersizliği hobi amaçlı kürek çekmek isteyenlerin çokluğu bazı problemler yaratmaya başlayınca Kaptan Sati İpek kayıkhanede aşağıdaki yazıyı yayınlamak zorunda kalmıştı:

“ 25 Mayıs 1952

Kürekçilere

Antrenman günlerinden başka zamanlar (Antrenman saatleri yan tarafta görüldüğü gibidir) kıdemli kürekçilerden başka, hiç bir kimsenin fıta indirmemesini rica ederim.

Kürek Kaptanı

Sati İpek”

 

Kayıkhanede problemler ve kırgınlıklar artınca çareyi hırçın bir tabiata sahip olan en iyi kürekçilerini şubeden uzaklaştırmakta bulurlar.

 

“15.6.1952

Kürekçilerimizden Ahmet Yavaşoğlu‘nun kulüp disiplin ve nizamatına aykırı hareketleri; Arkadaşlarını kürek çekmemeğe teş­vik etmek kulüp idaresine karşı toplu halde menfi tezahürata sevk etmek suretiyle tevali etmektedir.

Sporculukla kabili telif olmayan bu hareketleri sebebiyle kendisinin kulübümüz kürek kısmı ile alakası tamamen kesilmiştir.

Denizcilik Şubesi Başkaptanı

Ali Enünlü”

1952 Helsinki Olimpiyatları yılıydı. Rus sporcular kırk yıl aradan sonra Olimpiyatlara katıldılar. Kürek branşında Tek Çiftede Polonya adına yarışan ve Rus ile Avustralyalı rakiplerinin ardından Bronz Madalya kazanan Koçerka ile Kürek Milli Takımımızın yolu 1971 Kopenhag Dünya Şampiyonasında kesişmişti. Koçerka Polonya Milli Takım antrenörüydü ve Milli Takımımız ile aynı yerde konaklamışlardı, sporcularımıza çok yardımcı olmuştu. Koçerka 1956 ve 1960 Olimpiyatlarına da katılmış 1960 oyunlarında Seremonide Macar bayrağını taşımış ve Tek Çifte yarışında tekrar Bronz kazanmıştır.

İki Tek Dümencili yarışında Gümüş Madalya kazanan Alman ekibinin hamlası Helmut Heinhold 80’li yıllarda bir sezon Galatasaray Kürek Takımına antrenörlik yapmıştı.

Helsinki’de Çek Emil Zatopek 5.000 ve 10.000 metreler ile maratonda olmak üzere 3 altın madalya kazanırken, eşi de cirit atmada 1. oldu. Türk güreşçiler Helsinki’den 2 altın ve 1 bronz madalyayla döndüler. Kürek yarışlarına Türkiye’den katılan sporcu olmadı.

1952 Helsinki Olimpiyatlarına Kürek takımı götürülmeyince İstanbul Bölge Müdürü ve ülkemizdeki ilk kürekçilerden Sait Selahattin Cihanoğlu’nun maddi ve manevi desteği ile Su Sporları Federasyonu (henüz Kürek Federasyonu kurulmamıştı) temsilcisi eski Kürekçi Orhan Saka ve Efdal Nogan Frankfurt Uluslar Arası Yarışları için bir organizasyon düzenlediler.

Fenerbahçe’den Tonguç Türsan, Edip Öke, Osman Baydar, Adem Çavdar, Sudi Tombaz, Mustafa Tokay ve dümenci Kazım Deniz, Galatasaray’dan Ahmet Yavaşoğlu ve Petro Fenoryatis olmak üzere bir ekip yola çıktı.

Helsinki Olimpiyatlarından dönen ülkelerin kürekçileri ile 16-17 Ağustos 1952’de Frankfurt’ta Main Nehri üzerindeki parkurda yarışlar yapıldı. Tek Çiftede Tonguç Türsan, İki Çiftede Tonguç Türsan – Adem Çavdar ve İki Çifte Sürat yarışında Ahmet Yavaşoğlu – Petro Fenoryatis birincilik kazandılar. Bu Türk Kürekçilerinin ilk milli yarışı oldu.

Bu yıl aynı zamanda Galatasaray Bayanlar Kürek Tarihinde önemli bir yeri olan Ünal Yaman’ın da küreğe başladığı yıldır. Arnavutköy’lü kıdemli kürekçi Kemal Özbek’in kulübe getirdiği Ünal Yaman, o yıllarda Tek Çifte ve İki Çifte yarışlarına giren Özçiçek Atauz’un sakatlanması üzerine takım kaptanı Lale Oraloğlu’nun görev vermesiyle çok az bir antrenmanla Tek Çifte yarışına girdi ve daha ilk yarışında rakibine büyük fark atarak birinci geldi.

1952 yılında kürekçilerimiz hem erkeklerde, hem de Bayanlarda İstanbul şampiyonluğunu kazandılar. Onların şerefine 4 Ekim Cumartesi 1952 günü bir Balo düzenlendi. Bu günlere kadar kışın tamamen tatil edilen kürek şubesinde ilk olarak 1952 yılı kışından başlamak üzere Pazar günleri deniz antrenmanı, Çarşamba günleri de Beşiktaş’taki Yüksek Denizcilik Okulunda kapalı salon çalışmaları yapılmaya başlandı.

1952 Yılında Kürekçilerimiz:

Petro Fenoryadis – Orhan Akı – Sadi Karabulut – Güngör Toygarlı – Nihat Sohtorik – Ahmet Yavaşoğlu – İbrahim Uyar – Halil İbrahim Erdöl.

Serdümenler: Reşat Akant – Teoman Bıyıkoğlu – Nejat Harmankaya .

Bayan Kürekçiler: Lale Oraloğlu – Evin Saraçoğlu – Ünal Yaman – Özçiçek Atauz – Altan Karındaş – Öznur Üstüngel – Suna Frik – (Prof) Ufuk Esin.

1953-Tonguç Türsan. Flörsheim Golden Skiff yarışı öncesinde.

Resim: Tonguç Türsan Almanya’da “Rüsselsheimer Ruder Klub 08” adına bir yarışa giderken. (Resim RRK 08 web sitesinden alınmıştır)

1953 yılında Tonguç Türsan eğitimini sürdürmek üzere Almanya’ya gitti ve bir taraftan İnşaat Mühendisliği tahsili yaparken diğer taraftan da “Rüsselsheimer RK 08” kulübü formasıyla birçok yarış kazandı. 1955 yılında da Flörsheim’da girdiği geleneksel tek çifte yarışında “Goldene Skiff” kupasını kazanması önemlidir.

1953-Soldan Tonguç'un kız kardeşi, Tonguç, Dümenci Reşat, Gazeteci!, ...,Ruhi Abi.

Resim: 1953-Kulüp Lokalinde bir kutlama gününde soldan Tonguç’un kız kardeşi, Tonguç, Dümenci Reşat, Gazeteci!, …,Ruhi Birav.

Hayattaki en kıdemli kürekçimiz Ruhi Birav’dan (Erdal Günsel tarafından şifahen) alınmış bir anı:

“O yıllarda Galatasaray Spor Kulübünün tüm branşlarındaki sporcular için buluşma noktası Bebek’teki lokaldi. Sporcular aileleri ile birlikte her fırsatta kutlamalar ve partiler düzenlerdi. Biz de 1953 yılbaşı gecesi için bir parti düzenledik. Anlaştığımız orkestra için bir sahne yapmaya çalıştık. Kar görüntüsü vermek için sahnenin üstünü pamuk parçacıkları ile süsledik. Masalara da mumlar yerleştirdik, misafirlere vermek için renkli kartondan şapkalar hazırladık. Gecenin ilerleyen saatlerinde biri şapkasının üstüne mum yerleştirip dans etmeye kalkıştı ve sahnenin üstündeki mumlar tutuştu. Her şeyi alaşağı ederek yangını önledik ve sanki hiç bir şey olmamış gibi partiye devam ettik.”

Ruhi Birav1

Ruhi Birav2

Resimler: Ruhi Birav arşivinden 1953 yılına ait 8+

Kürekçilerimiz 1953 yılında da şampiyon olunca kulüp lokalinde onların şerefine bir gece düzenlendi ve ödüller dağıtıldı. Geceye kulüp reisi Ulvi Yenal, geleceğin  Federasyon Başkanı Eftal Nogan (Federasyon dört yıl sonra 1957’de kurulacaktı) ve 1952 yılı Türkiye Güzeli Gülengül Tayfuroğlu da katılmıştı.

1953 Balo

Resim: Kürekçiler gecesinde ödül alanlarla ödül verenler bir arada:  soldan sağa: Öndeki sıra: Fethi Özışık – Adnan Akıska – Suna Frik – Nazlı Yar – Özçicek Atauz -..- Ünal Yaman Nüzhet

Arka sıra: Güngör Toygarlı – Ulvi Yenal – Hulki Yar – Füreyt Dosdoğru -..-Nejat Harmankaya – Orhan Saka – Ahmet Yavaşoğlu – Orhan Akı

 

1954 Boğazda buzlar

Resim: Çengelköy İskelesi yanı, Pazar Kayığı İskelesi önünde buzlar

 

1954 yılında çok soğuk bir kış yaşandı. Karadeniz’den gelen buzlar akıntıların tesiri ile boğaza dağılmıştı. Bebek koy olduğu için akıntı ve anafor suları ile gelen koca buzlar koyu kaplamıştı. Doğal olarak hem akıntı ve hem de anafor sularının içinde olan kulübümüzün ahşap iskeleleri bu buzların etkisi ile bayağı hasara uğramıştı.

1954 yılında Kürekçilerimiz:

Ahmet Yavaşoğlu – Oktay Babacan – Ali Şermet – Orhan Akı –  Güngör Toygarlı – Nihat Sohtorik – Semih Harmankaya – Nejat Harmankaya – Füreyt Dosdoğru – Petro Fenoryatis – Vangel Fenaryotis – İbrahim Uyar – Kudret – Sadi Karabulut –  Hayri Karabulut – Yusuf Dayı – Halil İbrahim Erdöl – Nuri – Selçuk Kanatlı.

Serdümenler: Teoman Bıyıklıoğlu.

Bayan Kürekçiler: Lale Oraloğlu – Evin Saraçoğlu – Ünal Yaman – İnci Kenter – Nevin – Nilüfer.

1955 Rozet

Resim: 1955 yılı İçtimai Kısım İdare Komitesi, Baş Kaptan ve Lokal Müdürü:

Soldan sağa : Orhan Batı, Ali Enünlü, Fethi Kayalı, Adnan Akıska, Lütfü Abay, Demirtaş Draman, Sadi Başak.

Arka planda duvarda asılı olan tabela üzerindeki resim tarihimizde basılan ilk kürek rozetinin resmi olmuştur. Bu tabela 1968 yılına kadar Galatasaray Adasındaki kayıkhanemizde de asılı durmuştur.

1956 Celal Bayar

Cumhurbaşkanı Celal Bayar 4 Haziran 1955 günü Bebek’teki kulüp Lokalimizi ziyaret etti.

Daha sonraları 27 Ağustos 1959 tarihinde Cumhurbaşkanı Celal Bayar Galatasaray Adasını da ziyaret etmişti. Celal Bayar 26 Temmuz 1977 tarihinde de bu kez 974 numaralı üye ve Kulüp Divanı üyesi olarak Galatasaray Adasına tekrar gelmişti.

1955 yılında İstanbul ve Türkiye Şampiyonu olan Kürekçilerimiz:

Nihat Sohtorik – Semih Harmankaya – Nejat Harmankaya – Petro Fenoryatis – Vangel Fenoryatis – Kudret – Sadi Karabulut – Hayri Karabulut – Hasip Öge – Füreyt Dosdoğru – Tuncer Oktay – İbrahim Uyar – İbrahim Erdöl – Ahmet Yavaşoğlu – Orhan Akı – Ali Şermet – Güngör Toygarlı – Selçuk Kanatlı – Niko Subakis – Özgen Korkmazlar – Oktay Babacan.

Serdümen: Teoman Bıyıkoğlu.

Bayan Kürekçiler: Ünal Yaman – Belma – Lale Oraloğlu – İnci Kenter – Tuncay – Çolpan Karan – Ayseli Endürüst (Dalan).

1 Temmuz Kabotaj Bayramında Bayanlar İki Çifte Dümencili yarışını kazanan ekibimiz Lale Oraloğlu-Ünal Yaman ve Dümenci Nüzhet Bozok yarış bitiminde Cumhurbaşkanı Celal Bayar’ın yarışları seyrettiği Savarona yatına davet edilirler. Yata yanaşan futadan subayların yardımıyla içeri alınan sporcularımızı bir sürpriz beklemektedir. Cumhurbaşkanının davetlisi olarak yarışları izlemekte olan Kral Faysal da oradadır ve sporcularımızı kutlayarak başarılarının devamını diler. (Bu bilgi Ünal Yaman’dan şifahi olarak alınmıştır).

Kabotaj Bayramı yarışlarında birinci olan İbrahim Uyar – İbrahim Erdöl – Dm. Teoman Bıyıkoğlu İki Çifte Dümencili ekibi Kupayı Celal Bayar’ın elinden aldı.

Spor teşkilatı 1955 Barcelona Akdeniz oyunlarına katılma kararı aldı. Gemi ile yedi gün süren bir yolculuk yapıldı. Dört Tek teknesi İstanbul’dan gemiye yüklenerek Barcelona’ya taşındı ancak Tek Çifte ve İki Çifte tekneleri oradan kiralandı. Dört Tek ekibinin yarıştan bir gün önce yaptığı antrenmanda Orhan Akı’nın küreği kırıldı. Yerine tedarik edilen kürek tam oturmadı, final yarışında 1600 metreye kadar çok iyi gelen ekip o anda Orhan’ın küreğini kaptırması ile avantajını kaybetti ve Mısır’ı geçerek 5. oldu.

Tek Çiftecimiz Tonguç Türsan kendisine verilen eski ve ağır bir tekne ile  Mısır’lı Gamil’i geçerek Avrupa Şampiyonu Fransız Butel’in ardından ikinci olup Gümüş Madalya alarak uzun yıllar egale edilemeyen bir başarı kazandı.

İki Çifte yarışına girmeleri beklenen Tonguç-Sudi ekibi tedarik edilen teknenin kötülüğü yüzünden yarışmadı. Fenerbahçeli Sudi Tonbaz, Galatasaray’lı kürekçi ve usta marangoz Süleyman Tonbaz’ın amcası idi.

1955 yılında Genel Kurula sunulan Denizcilik Faaliyet raporunda Kürek Şubesi ile ilgili kısım aşağıdaki gibiydi:

“Senelerden beri kulübümüzün yüzünü her fırsatta aka çıkaran kıymetli kürekçilerimizin başarıları malumunuzdur. Bu sene yapılan teşvik yarışlarında Dm. Teoman Bıyıkoğlu, Ahmet Yavaşoğlu, Orhan Akı, Ali Şermet, Güngör Toygarlı‘dan müteşekkil dört tek ekibimiz Milli Dört Tek ekibi olarak seçildiğinden teşvik yarışlarının bir kısmına iştirak edemedik. Buna ilaveten havanın muhalefeti yüzünden yarış mahallinde tehir edilen İstanbul Şampiyonasında sekiz tek teknemizin kırılması gibi aksi tesadüflere rağmen Ahmet Yavaşoğlu ve bütün sporcu arkadaşların göstermiş oldukları feragat sayesinde kulübümüz bu yarışlarda büyük muvaffakiyet göstermiş, hem kaba teknelerde hem de outriggerlerde (dıştan takma dirseklilerde) kulüp şampiyonluğu olmadığından her iki klasta dört tek ve sekiz tek şampiyonu olarak gayrı resmi tasnife göre takım halinde en fazla puanı almıştır.

Burada Özgen ve Hasip gibi genç istidatları tebrik ederken Kaptan Ahmet Yavaşoğlu ile Güngör Toygarlı‘nın Türkiye Kürek Sporundaki mevkilerinin hiç nazarı dikkate almadan sadece kulüplerinin menfaatini düşünerek ve hakikaten sportmence bir hareketle tek çifte ve iki çifte yarışlarına girmelerinden sitayişle bahsetmek mecburiyetindeyiz.

Kulübümüz İstanbul Şampiyonasında 1’ci ve 2’ci gelen teknelerimizle katılmış olduğu yine dört tek ve sekiz tekte her iki sınıfta şampiyon olarak gayrı resmi tasnife göre en fazla puanı almaya muvaffak olmuştur.

Bütün bu kürek yarışlarındaki muvaffakiyetimizi sağlayan eski kürekçimiz ve Umumi Spor Kaptanımız Ali Enünlü’ye ve yine eski kürekçimiz ve Milli Takım antrenörü Bekir Macur‘a bu başarılarda hisseleri çok büyük olduğu için şükranlarımızı arz ederiz.

Yukarıda takdim etmiş olduğumuz şekilde tam şampiyona arifesinde sekiz tekimizin kırılması ile düşmüş olduğumuz müşkül durumda bizi kurtarmak için elinde hiç kullanılmamış olan yepyeni teknesini bize ariyet olarak veren Refii Spor kardeş kulübüne teşekkürü bir borç biliriz.”

1956, Melbourne Olimpiyatları yılıydı. Rus Tek Çifteci Vyacheslav Ivanov, 18 yaşında ilk Olimpiyat altınını aldı. Ivanov bundan sonraki iki olimpiyatta da altın alarak arka arkaya üç olimpiyatta altın madalya alan ilk kürekçi olacaktı. Melbourn Olimpiyatlarına Türkiye’den katılan kürekçi olmadı. Türk güreşçiler 3 altın, 2 gümüş ve 2 bronz madalya kazandılar.

5-Scan_Pic0005

Resim: 1956 yılı Fenerbahçe – Kalamış gidiş / dönüş parkuru.

6-Lodos

Resim: Paşabahçe – Beykoz Lodos Parkuru

7-Poyraz

Resim: Selviburnu – Beykoz Poyraz Parkuru

23 Eylül 1956 yılında ilk olarak Beykoz – Moda maraton yarışı düzenlendi. Aynı yıl gene ilk olarak Soconi Vakum firması (Mobil Oil firmasının eski adı) düzenlediği bayanlar arası Sekiz Tek yarışları yapılmıştır.

1950’li yıllarda 1952-53-55-56-57-58 ve 1959 olmak üzere 7 yıl takım şampiyonluğu kazanılmıştır.

 

1956 Geçilmez Armada

Resim: Ahmet Yavaşoğlu’nun hamlada oturduğu Orhan Ak, Ali Şermet, Güngör Toygarlı ve dümenci olarak da önce Reşat Akand sonra da Teoman Bıyıkoğlu’nun olduğu ekip hiçbir yarışında geçilmediği için “Geçilmez Armada” olarak tarihe geçmiş ve bu 55-59 arasındaki sürekli şampiyonluklarda önemli yer tutmuştur.

 

 

1956

1956 Kürek Sezonunun açılış konuşmasını Adnan Akıska yapıyor, arkasında kürekçiler:

Soldan Sağa:

Hasip Öğe – Erdem Talu – Güngör Toygarlı – Ali Şermet – Füreyt Dosdoğru – Orhan Akı – Ünal Yaman  – Ahmet Yavaşoğlu

1956 sezonunda Denizcilik Şubesi Kaptanı Ali Enünlü, Şube Antrenörü Bekir Macur idi.

1956 yılında Kürekçilerimiz:

Ahmet Yavaşoğlu – Orhan Akı – Ali Şermet – Güngör Toygarlı – Oktay Babacan – Can Öge –  Hasip Öge – Kürşat Bengi – Burhan Kaya – Yılmaz Aykaç – Mustafa Uzal – Niko Sopakis –  Selçuk Kanatlı – Aykut Önerler – Erol Aydınlık – Turan Giritlioğlu – Özer İnce – Özgen Korkmazlar – Kanat Durgun – Oral Yalım – Ali Peker.

Serdümenler: Teoman Bıyıkoğlu – İsmet Ketenci.

Bayan Kürekçiler: Ünal Yaman – Lale Oraloğlu – Ayseli Endürüst (Dalan) – İnci Kenter – Özay Gürkem – Çolpan Karan – Evin Saraçoğlu – Nuray Erkartal.

1956 yılında kulübün kuruluşunun 50. Yılında gümüş madalya alan kürekçilerimiz:

Mahir Safi, İbrahim Arif, Kamil Ethem Soysal, İsmail Hakkı Tokatlıgil, Suphi Ethem, Halil Akpınar, O. Hayri Tekelligil, Neşet Karadoğan, Naci Evrenos, Vamık Gezen, Nihat Bekdik, Sezai Kocakurt, Mazhar Resmor, Nevin Hassan, Şeref Hüsam, Ali Enünlü, Ercüment Dirvana, Kazım Karadağ, Bekir Macur, Süreyya Macur, Suha, Turgut Atakol, Bedri Gorbon, Şekip, Adil Araboğlu, Mümtaz, Nedim, Kemal Şerbetçi, Nezih Ulagay, İlham Ulagay, Zeki, Lütfü, Kadri Yumak, Karakaş, Joseph, Hamdi, Faruk, Suat Kesim, Sati İpek, Tevfik Kol, Ahmet Yavaşoğlu, Selim Kılıççı, İbrahim Erdöl, Orhan Akı, Bülent, Güngör Toygarlı, Nejat Harmankaya, Semih Harmankaya, Fehmi, İbrahim Uyar, Ali Şermet, Nihat Sohtorik, Emin Dirvana, Reha İren, Fethi Dabo, Mehmet Ali, Naşit, Petro Fenoryatis, Suha Dağdeviren, Muzaffer Turik, Talat Vaniköy, Füreyt Dosdoğru, Ali Emcet, Necip Celal, Hasan, Cengiz Kut, Özgen, Niko Sopakis, Özgen Korkmazlar, Hasip Öge, Selçuk Kanatlı, Teoman Bıyıkoğlu.

Şampiyon Bayan Kürekçiler: Semra, Samiye, Bedia, Lamia Anday, Nazlı Tılabar, Nazlı Yar, Belkıs Sander, Melek Tuncer, Şükriye Paşakay, Zekiye Yalıkaya, Suzan Erdilek, Cahide Atakol, Nimet Hanyalı, Lale Oraloğlu, Berrin Tunç, Ünal Yaman, Evin Saraçoğlu, Güzel Songülen, Müşfika Raşit Kadri, Sevim Moran, Güzin, Nevzer Saner, Bekin Oruç, Azize Çelikbaş, Naşide, Zahide Marşan, Ayfer Erin, İlkan Kılıççı, İnci Kenter, Ayseli Endürüst, Çolpan Koral, Özcan Tuncel.

1956 Lale Oraloğlu-Ünal Yaman

 

1957 yılı kürekçilerimiz içerisinde Can Öge’nin yılı olmuştur. Can Öge kış boyu yaptığı ciddi kondüsyon çalışmaları sonucu yaşı gençlerde yarışa girmeğe müsait iken İstanbul Şampiyonasında Tek Çifte, İki Çifte ve Sekiz Tekte üç birincilik kazanmıştır.

Sonuçta Galatasaray erkeklerde yedi yarıştan yedisini, bayanlarda da beş yarıştan beşini görülmemiş bir sonuçla kazanarak İstanbul şampiyonu olmuştur. Türkiye Şampiyonasında takımımız erkeklerde 5 yarış, bayanlarda 4 yarış kazanarak Türkiye Şampiyonu olmuştur. Genç kürekçilerimiz de takım halinde İstanbul Şampiyonu olmuştur.

1957 Şampiyonu Bayanlar İki Çifte Ünal Yaman-İnci Kenter

Resim: 1957 Şampiyonu Bayanlar İki Çifte ekibimiz: Ünal Yaman – İnci Kenter.

1957 yılında Kürekçilerimiz:

Ahmet Yavaşoğlu – Orhan Akı – Ali Şermet – Güngör Toygarlı – Özgen Korkmazlar – Hasip Öge – Oktay Babacan – Can Öge – Kürşat Bengi – Burhan Kaya – Yılmaz Aykaç – Mustafa Uzal – Niko Sopakis – Aykut Önerler – Erol Aydınlık – Turan Giritlioğlu – Kanat Durgun – Cahit Uder – Oral Yalım – Ali Peker.

Gençler ve Müptediler: Recep Ocandan – Özer İnce – Bülent Asal – Bilger Duruman – Erdoğan – Atilla Ortaçdağ – Korel Durgun – İsmail – Tolgay Onurer – Oktay – Yıldırım Kocacıklıoğlu – Semih. Serdümenler: Teoman Bıyıkoğlu – İbrahim Şekeroğlu – Cenap.

Bayanlar: Ünal Yaman – İnci Kenter – Nuray Erkartal – Öznur Üstüngel – Esra Paşakay – Umay Erkartal – Özay Gürkem – Perihan Çiftçi – Fatma Ergüvenç – Kamuran Giritlioğlu – Leyla

Serdümen: Süreyya Beybaba.

4-5 Temmuz 1957 Hayat Mecmuası Sayı 39 2

Resim: 5 Temmuz 1957 Hayat Mecmuası Sayı 39’da yayınlanan resim.

———————————————-

Can Öge anıları
1950’li yılların geçilmez Tek Çiftecisi Can Öge 01.09.1937 doğumludur. Şampiyon kürekçimiz Güngör Toygarlı’nın babası Kanlıca’lı Dr. Sahip bey Can’ın doğum doktoru olmuş.
Büyük Babası Hüseyin Hasip Paşa, II. Abdülhamit’in Posta Telgraf Nazırı idi. Babası Asım Öge, Galatasaray Lisesinde okuyup Fenerbahçe Futbol Takımında kalecilik yapardı.
1955 yılında 18 yaşında gençlerde yarışırken zamanın en kuvvetli Tek Çiftecileri Fenerli Sudi ve Beykozlu Ceyhun ile yarışarak onları geçmiş ve bu tekne sınıfında yıllar sürecek olan birincilikler serisi başlamıştır.
1957 yılında aynı gün içinde 1x, 2x ve 8+ büyüklerde birinci olurken gençler 1x ve 2x yarışlarını da almış, böylece bir günde beş yarış kazanmıştır. Ertesi gün Cumhuriyet Gazetesinde o yılların unutulmaz spor muhabiri Tuncer Benokan tarafından manşete taşınarak tebrik edilmiştir. (İlgilenenler için not: Tuncer Benokan 24.07.2013 tarihinde vefat etmiş ve Kilyos Mezarlığına defnedilmiştir)
Can Öge’nin Ağabeyi Hasip Öge 1960’lı yılların başında Semih Sohtorik’in gemilerinden biri ile Avrupa’ya giderek tekne yapımında kullanılmak üzere Maun ağaç aşıp İstanbul’a getirmiştir. Bu ağaçlar, İstinyeli Cahit Usta tarafından işlenmiş ve birçok bindirme tekne yapımında kullanılmıştır.
1956 yılında Ankara Sarıyar Barajının açılış merasiminde düzenlenen kürek yarışlarında birinci gelerek Celal Bayar ve Adnan Menderes’ten madalyasını almıştır.
Can Öge, İspanya-Barselona, Fransa-Macon ve İsviçre-Luzern parkurlarında yarıştığını, Luzern’de altıncı olduğunu, yarıştan sonra Federasyon Başkanı Eftal Nogan’ın kendisini kucaklayarak “beni on yaş gençleştirdin” dediğini hatırlıyor.
1963 yılında Rumeli Hisarındaki yalılarına çarpan Rus Tankeri Arkhangelsk, büyük hazara yol açıyor, bu arada bütün madalya ve kupaların durduğu dolaplar parçalanarak suya dökülüyor, hepsi kayboluyor. Geriye çok az resim ve gazete kupürü kalıyor.
(30.08.2014 Cumartesi günü Celal Gürsoy tarafından şifahen derlenmiştir)

————————————————————————

1957 yılında Kürek Federasyonu kurulmuş ve başkanlığa Eftal Nogan getirilmiştir. Futbol ve Boks sporları ile de uğraşan Eftal Nogan 1936 ile 1933 yıllarının başarılı bir kürekçisidir. 1936 Olimpiyatlarına gidecek olan Boks takımında yer almıştır ancak sonradan bu branşta Olimpiyatlara katılmadık. Eftal Nogan Kürek Federasyonu başkanlığını 1974 yılında kadar devam ettirdi.

1957 yılının baharında belediyenin imar planı gereği Bebek Lokali yıkılınca kulüp başkanı Sadık Giz ve arkadaşları tarafından Bebek’teki kayıkhane ve Denizcilik Lokali Kuruçeşme’deki kömür adasına taşınır.

Akıntı Burnu

Resim: Kulüp lokali Bebek’ten Kuruçeşmeye taşındığı yıllarda Arnavutköy Akıntıburnunda elinde kırmızı ve yeşil bayraklar olan bir nöbetçi durur, Arnavutköy İskelesinden kalkan vapurlara yol verirdi. Çapa resmi olan ışıklı tabela da o noktadan denizin altından elektrik hattının geçtiğini ve demir atılmaması gerektiğini ifade ederdi. 

Ada 1872 yılında Sultan Abdülaziz tarafından devrin ünlü mimarı Sarkis Balyan’a yaptığı hizmetler karşılığında verilmiş ve bir süre “Sarkis Bey Adacığı” olarak anılmıştı. Mimar bir aileden gelen Sarkis, babası, ağabeyi ve kardeşi ile birlikte Beylerbeyi Sarayı, Çırağan Sarayı, Akaretlerdeki Sıra Evler, İTÜ Taşkışla binası, Galatasaray Lisesi Binası gibi birçok eserin mimarıdır. Adada bir süre ünlü ressam Ayvazovski’nin de ikamet ettiği söylenir. 1914’lerden sonra Sarkis Bey’in köşkü yıkılmış,  ada kömür deposu haline gelmiş ve 1957 yılında kadar şehir hatları vapurlarına yakıt sağlayan bir iskele olarak kullanılmıştır.

Denizcilik Şubesinin Bebek’ten yıllar sonra ayrılıp Kuruçeşme’ye Galatasaray Adasına taşınması o günleri yaşayanlar tarafından şöyle anlatılmıştır:

21 Nisan 1957 Akşam Gazetesi;

“K. Çeşme adasına G. Saray flâması çekildi

Dün, kulüp reisi Sadık Giz’in başkanlığındaki bir heyet adayı sembolik bir şekilde teslim aldı. Ve sarı-kırmızılı flâmayı dikti.

Senelerden beri Boğaziçi’nin en güzel ve şirin bir yerinde kapkara bir kömür deposu olmak bedbahtlığına uğrayan Kuruçeşme’deki ve Boğaz üzerindeki yegâne adayıteşkil eden toprak parçasının cumartesi günü yüz elli bin lira karşılığında Galatasaray Kulübü tarafından satın alındığını dün bu sütunlarda etrafıyla okuyucularımıza anlatmıştık.
İşte, sarı-kırmızılılar kısa zamanda modern bir site haline getirilecek olan ve kulüp reisleri Sadık Giz tarafından Galatasaray Adası adı verilen bu unutulmuş adaya dün öğleden sonra kulüp flâmalarını diktiler.
Dün saat 15.00’de Bebek’teki eski denizcilik lokalinde toplanan, kulüp reisi Sadık Giz, umumî kâtibi Necdet Çobanlı, murakıbı Şehri Namık, denizcilik lokali idare heyetinden Fethi Kayalı ve Kemâl Onar’la Arnavutköy’deki Galatasaraylı genç yüzücülerden müteşekkil sarı-kırmızılı grup, buradan iki motorla adaya hareket etmiştir. Adaya çıkıldıktan sonra, kulübün flâması en yüksek babaya asılmış ve ada gezilmiştir. Bundan sonra toplantı yasağı olduğundan fazla bir şey yapılmadan geri dönülmüştür.”

Adsız

Adanın alınmasının hikayesini 22 Şubat 2012 tarihinde kaybettiğimiz Divan Üyemiz ve FIFA’ya üye olan ilk Türk spor adamımız olan Necdet Çobanlı “Bölük Pörçük” adını taşıyan kitabında şöyle anlatır: (Bir Hayatın Öyküsü – Bilgi Yayınevi – Sayfa 29 / 32)

“Galatasaray Adası Alınıyor

1957lerde İstanbul Valisi olan Fahrettin Kerim Gökay bizim Bebek lokalimizin bulunduğu yeri park yapacaktı. Bizler şaşkınlık ve üzüntü içindeydik. Ne yapacaktık, nereye taşıyacaktık Denizcilik bölümümüzü ve tesislerimizi?

Ada Kömür Deposu

Bunları kara kara düşünürken, o zamanlar gencecik bir delikanlı olan Kemal Onar bir gün bana geldi ve Bilger Duruman adında bir emlakçı arkadaşından duyduğu bir haberi aktardı:

“Kuruçeşme’de kömür depolarının orada, bir ada varmış. Sahipleri Ermeniymiş ve satmak istiyorlarmış; ne dersiniz?” dedi.

Kemal Onar o zaman yönetimde filan değil, Bebek’te oturduğu için Denizcilik Lokalimize gelip giden ve dümencilik yapan gençlerden biri. Teşekkür edip kendisine emlakçı Bilger  Durumandan gerekli bilgileri aldım. “Dur, ben önce bir tapu kayıtlarına bakayım,” dedim.

Gidip baktım. Gerçekten de sanırım % 85’ine yakın kısmı şimdi adını iyi hatırlamıyorum Kevork ya da Kirkor diye bir Ermeni vatandaşımızın ailesine aitti. Diğer hisse sahiplerinin yerleri yurtları belli değildi.

Tam bana göre bir işti. İnsanların çoğu sevmezlerdi bu gibi şeyleri; adresleri bilinmeyen, bulunamayan hissedarlar namına maliye müdahale eder diye. Ben atladım işe. Ama: nasıl yapmalıydı sessizce bu işi?

Önce ada üzerinde inşaat yapmamıza izin verip vermeyeceklerini bilmiyorduk. Sonra kulüpte muhaliflerimiz de çoğalmıştı. Yok, “Kömür deposu”; yok “Altından su çıkar; filan deyip işimizi köstekleyebilirler diye düşündüm ve tedbirli olmaya karar vererek sadece Sadık Giz, Refik Selimoğlu ve Mustafa Yalman ile birkaç yakın arkadaş arasında saklamaya karar verdim bu fikrimizi.  

Bekir Macur’a rica ettim; adada inşaata izin alıp alamayacağımızı araştırması için. Gidip temaslar yaptılar. Bana yazdıkları 16 Nisan 1957 tarih mektupta görüldüğü gibi gene Galatasaraylı kardeşimiz, Başbakanın o zamanki özel kalem müdürü Şefik Ferit’in aracılığı ile Başbakan Menderese ulaşabildiler ondan aynen: “Kuruçeşme adasını Galatasarayların almak istediklerine çok memnun oldum, Adayı alsınlar. Kendileri arsa üzerinde yapabilmeleri mümkün olan tesisleri yapsınlar, ben de onlara yardımcı olacağım hakkındaki vaadimi teyid ediyorum” yolunda bir mesaj almışlardı.

Ayrıca Şefik Fenmen, bir an önce bu alım işini bitirmemizi ve yapacağımız tesislerin plan ve özellikle maketini Başbakanımıza takdim edilmek üzere kendisine gönderilmesini istemiş. Bu sözlerle hemen açıldım birkaç arkadaşa daha ve o zamanlarhenüz ikinci başkanlıktan istifa etmemiş olan sevgili Refik Selimoğlu ağabeyle çaldık bir gün, birlikte Ermeni vatandaşlarımızın Kadıköy’deki evlerinin kapısını.

Açtılar kapıyı. Anlattık. Adalarına talip olduğumuzu. Refik Ağabey borsacı, ben avukat. Allem ettik kallem ettik, yanılmıyorsam 147.000 liraya bitirdik pazarlığı, % 85 hisse için. Hemen döndük, kulübe, duyurduk durumu bütün arkadaşlara. Ozamanki değerle 10.000 dolar civarında bir paraydı bu. Sonradan Mustafa Yalman’la rahmetli Ahmet Güre de gidip görüştüler Ermenilerle. Herkes uçuyordu sevinçten. Tapu takriri benim Bahçekapı’daki büromda yapıldı. 

O sıralarda Refik Selimoğlu ikinci başkanlıktan istifa ettiği için takriri tüzüğümüze göre ikinci başkan olarak Mustafa Yalman’la muhasebeci Ahmet Güre imzaladı. Hatta herkesin içinde rahmetli Ahmet Ağabey, takıldı bana:  “Necdet; bu işi sen kotarıp kopardın ama tüzükte imza yetkisi başkanla muhasebecinin, sen avucunu yala,” diye.

Sonunda 2 Nisan 1957 gün başta Sadık Ağabey, bir avuç arkadaş ve genç yüzücülerimizle adaya giderek Galatasaray bayrağını diktik.  (Gazete Arşivlerinde bu tarih 21 Nisan olarak verilmektedir)

Hemen sıvayıp kolları Galatasaray’dan benden bir küçük sınıftan olan, o zamanların ünlü mimarı Turgut Cansever’e rica ederek yapmayı tasarladığımız inşaatın maketini yaptırdık. Sanırım bu maket bugün de müzemizde durmaktadır. Ama olmadı, parasal olanaksızlıklar dolayısıyla gerçekIeştiremedik o nefis maketteki düşüncelerimizi, rüyalarımızı.

 

1957 Adanın açılış merasimi

Resim: Adanın açılış merasimi. 17.08.1957

Bir süre sonra adresleri bilinmeyen diğer varisler alayhine, sınıf arkadaşım merhum Sunullah Üner’in yargıcı olduğu mahkemede bir izalei şuyu davası açıpGalatasaraylı arkadaşlarımızdan da bilirkişiler seçtirerek, diğer % 15 hisse de kulübümüze mal edildi.

Bu adaya Kuruçeşme Adası denilmesi beni hep üzmüştür. Bizler Galatasaraylı olarak, ünlü vefakarlığımızı göstererek bu adaya “Galatasaray Sadık Giz Adası” adını vermeliyiz.”  

Galatasaray Adasının alınması ve kulübün Bebek’ten Kuruçeşme’ye taşınmasının detaylı bilgileri ve belgeleri Kemal Onar’ın “Hatırladıklarım” adlı üç ciltlik kitabında en küçük detayına kadar anlatılmıştır.

1955-Geçilmez Armada

Galatasaray Adasının ilk günlerinden bir resim. “Geçilmez Armada”, soldan Ali Şermet, Orhan Akı, Güngör Toygarlı, Ahmet Yavaşoğlu, önde dümenci Teoman Bıyıkoğlu. (Foto: Hayat Mecmuası 39. Sayı, 5 Temmuz 1957).

1958 yılı başlarken Kürek Kaptanı Orhan Akı, Baş Kaptan Kemal Onar idi. O yıl Erkek Kıdemlilerde; İstanbul İkincisi, Türkiye Şampiyonu, Gençler’de ve Müptediler’de İstanbul Şampiyonluğu, Bayanlar’da İstanbul ve Türkiye Şampiyonluğu kazanılmıştı.

OLYMPUS DIGITAL CAMERA

Resim: 1958 yılı Galatasaraylı kürekçiler

1958 yılında Kürekçilerimiz:

Can Öge – Niko Subakis – Turhan Giritlioğlu – Ahmet Yavaşoğlu – Orhan Akı – Ali Şermet – Güngör Toygarlı – Mustafa Uzal.

1950’ler Onarıldıktan sonra kayıkhanenin önündeki iskelemiz ve büyük ahşap teras 1950’ler Onarıldıktan sonra kayıkhanenin önündeki iskelemiz ve büyük ahşap teras.

1950’lı yıllar. Önde  Serdümen Nüzhet Harmankaya - Nihat Sohtorik - Sadi Karabulut - Ali Şermet - Semih Harmankaya, Arkada Serdümen Reha İren.- Orhan Akı - ..... 1950’lı yıllar. Önde  Serdümen Nüzhet Harmankaya – Nihat Sohtorik – Sadi Karabulut – Ali Şermet – Semih Harmankaya, Arkada Serdümen Reha İren.- Orhan Akı – ….. – .

1950-51 İstanbul Şampiyonu Kürekçiler 1950-51 İstanbul Şampiyonu Kürekçiler.

1951 lokalin açılışı soldan sağa Şevket Davran, Ekrem Rüştü Akömer, Osman Müeyyet Binzet, Ahmet Adem Göğdün, Leon Mitrani, Akgün Usta 1951 lokalin açılışı soldan sağa Şevket Davran, Ekrem Rüştü Akömer, Osman Müeyyet Binzet, Ahmet Adem Göğdün, Leon Mitrani, Akgün Usta.

1953 Bebek Kayıkhanesi 1953 Bebek Kayıkhanesi.

1955 Türkiye Şampiyonu 8+ 1955 Türkiye Şampiyonu 8+.

1956 Orhan Akı-Ali Şermet-Ahmet Yavaşoğlu-Ünal Yaman-Güngör Toygarlı-Freyd Dosdoğru-Hasip Öge-Reşat Akant, -...-Erdem Talu-Mehmet Yavaşoğlu 1956 Orhan Akı-Ali Şermet-Ahmet Yavaşoğlu-Ünal Yaman-Güngör Toygarlı-Freyd Dosdoğru-Hasip Öge-Reşat Akant, -…-Erdem Talu-Mehmet Yavaşoğlu.

1957 yılında Şampiyon Bayanlar dört tekimiz Serdümen Ünal Yaman - Nuray Erkartal - Öznur Üstüngel - Umay Erkartal - Esra Paşakay 1957 yılında Şampiyon Bayanlar dört çiftemiz Serdümen Ünal Yaman – Nuray Erkartal – Öznur Üstüngel – Umay Erkartal – Esra Paşakay.

1957, 1 Temmuz Birincisi Ünal Yaman 1957, 1 Temmuz Birincisi Ünal Yaman.

1957, 1 Temmuz Ünal Yaman Madalyasını alırken 1957, 1 Temmuz Ünal Yaman Madalyasını alırken.

1957, Beykoz, Ünal Yaman Birincilik Kupasını ve Bayrağını alırken 1957, Beykoz, Ünal Yaman Birincilik Kupasını ve Bayrağını alırken

Reklamlar